Hakkımda
Kişisel
Doğum Tarihi: Ocak 1986
Doğum Yeri: Antalya
Eğitim
Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Fizik bölümüne ve Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi bölümüne devam ediyorum.
Antalya Aldemir-Atilla Konuk Anadolu Lisesi mezunuyum.
Yabancı Dil
TOEFL, IELTS ve hatta KPDS sınavına bile girmemiş de olsam iyi bir İngilizcem vardır. Gel gör ki delilim yok
Ama bir bilgisayarla bu kadar ilgili birinin İngilizce bilmemesi mümkün mü?
Bilgisayar
1995 yılından bu yana bilgisayarlarla ilgileniyorum. İlk bilgisayarım 36 ekran Vestel televizyona bağlı Commodore 64’tü. Ardından zar zor Windows 3.1 yüklediğim Intel 80286 tabanlı bir PC’ye sahip olabildim.
Uzmanlık Alanı
Programlama
Web tabanlı uygulamalar geliştirmek. “Hangi dilde?” derseniz LAMP dörtlüsü tabii ki vazgeçilmezdir. Linux, Apache, MySql, PHP kullanıyorum.
PHP alanında kendimi uzman sayabilirim. Zend Framework yokken (ve ben diğer Framework’leri kullanmak istemiyorken) kendi MVC yapımı yazıp bu çatıyı kullanarak PHP uygulamaları geliştiriyordum. Artık PHP ve Zend Framework benim için vazgeçilmezdir çünkü enterprise uygulamalar geliştirirken hazır bir çatının nimetlerinden faydalanmak proje geliştirme hızı, ölçeklenebilirliği ve yönetimini kolaylaştırıyor.
Bu arada enterprise ve çok programcılı uygulamalar demişken sürüm kontrol sistemlerinden bahsetmemek olmaz. Sürüm kontrol sistemi olarak Git’e geçeli epey oluyor. Vazgeçilmez bir hal aldı.
Masaüstü yazılım geliştirme konusunda da eğer uygulamanın bir şekilde weble ilgisi varsa ya da intranet ağında çalışan bir web uygulamasıysa ya da biz bir şekilde onun web uygulaması olduğunu göstermek istemiyorsak Adobe Air kullanıyorum
Eğer işveren “ben illa executable dosya isterim, kurulabilir program isterim” derse de 1998’den bu yana önce Visual Basic 6 sonra VB.net ve en son da VB 2008 ile tüm istekleri karşılayabildim.
İşletim Sistemleri
Windows uzman olduğum işletim sistemidir. “MCSE misin?” Hayır değilim. Esas işim programcılık olduğu için MCSE sertifikasına ihtiyacım olmadı. “İyi de canım Zend Certified Engineer de değilsin?” Ben daha ehliyet kursuna gidemedim, bunlara mı gideyim?
Neyse, Windows konusundaki uzmanlığımı “internet kafeci” uzmanlığıyla karıştırmayın lütfen. Ekranınızda “NTLDR eksik” dediğinde “Abi format lazım” değildir benim için çözüm. Windows’un içinden haberdarım. HAL katmanından başlayıp environment subsystem’lere kadar anlatabilirim. “Bunlar gerçek hayatta ne işimize yarayacak?” kısmına gelirsek; MCSE olmasam da size Windows (Server) ile istediğiniz ağı kurar yönetimini yaparım.
Linux. Şeker şey. Canım benim. Son iki yıldır işim sebebiyle (o kısmı az sonra yazacağım) her gün bir sebeple Linux sistemlerinden birini kullanmak zorunda kaldım. Red Hat (Fedora), Suse, Gentoo ve son olarak Ubuntu ile epey haşır neşir oldum. Neden? Çünkü PHP geliştiriyoruz ve doğası gereği LAMP kısaltmasında Linux var.
Bir büyüğümün de söylediği gibi (Umut abi selamlar
sunucularımız pekala Windows Server ile de çalışabilirdi. Konuyu asla “Abicim masaüstünde Windows sunucuda Linux”a getirmem. O da olur, o da.
Masaüstünde de uzun süredir Ubuntu kullanıyordum ama onu kişisel sebeplerden bıraktım (sanki sevgilimden ayrıldım, kişisel sebep ne?).
Bu sayfayı okuyan normal kullanıcılar için sunucuda Linux kullanmak olayını da açıklığa kavuşturayım: Sunucularımızda Compiz ile pencereleri sallamak ya da Amarok ile MP3 dinlemek gibi işler yapmıyoruz
CLI ile sunucu yönetiyoruz sadece. Yani bizim bahsettiğimiz Ubuntu ile sizin kullandığınız Ubuntu biraz farklı esasında.
Server konusuna girmişken virüs sorununu nasıl çözdüğümüzü de anlatayım (Hakkımda sayfası anılar sayfası oldu). Sunucularımızda büyük ve özellikle dosya upload gibi işlemler barındıran uygulamalar için sanallaştırma kullanıyoruz. Buradan kullandığımız uygulamanın adını veremem. Yani Linux sunucumuzun içinde birden çok Linux çalışıyor. Her sanal Linux’ta orada çalışan PHP uygulamasına yetecek kadar RAM ve disk kotası da mevcut. Böylece bir virüs bulaşsa ya da hack saldırısı gerçekleşse bile sanal diskten dışarı çıkamıyor.
İş Deneyimi
İş deneyimlerime sadece bilgisayarla ilgili olanları yazacağım
2002’de Antalya Ak-Bim Bilgisayar teknik servisinde çalıştım. İlk CD çantamı orada doldurmuştum (Neyle doldurdun?!). Donanımla ilgili birçok konuyu ilk orada öğrendim.
2003 yaz döneminde Antalya Palme Kitabevinde çalışmaya başladım. 3 yıl boyunca yaz döneminde hep orada çalıştım.Üçüncü yılda Selekler şubesindeydim. İlk bilgisayar programımı da Palme Kitabevi’nin stok ve müşteri yönetimi ile ürün satışı için yazdım. Barkod bile okuyordu
Yavrum benim.
2005’te Milliyet gazetesine başvurdum ve 2009 yılında halâ Milliyet Akdeniz’de teknoloji köşesini hazırlıyorum.
2006 yılında Ankara’da Gazi Üniversitesi’ni kazandım. Eylül’de okula kayıt oldum Ekim’de Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığında çalışmaya başladım. Üç yıldır üniversitenin ihtiyaçlarına yönelik web uygulamaları geliştiriyorum.
Kitaplar – Dergiler – Gazete
2001 yılında ilk defa PcMagazine dergisinde bir yazım yayınlandı. Registry hakkındaydı. 2005’te de ilk kitabım Windows XP Sırları’nı çıkardım. Bu arada o dönemin en iyi dergisi olduğuna inandığım PcNet’te yazılar yazdım. Vista için kitap çıkarmamamın nedeni ise ilk gününden itibaren çoğunluğun Vista’yı sevmeyeceğini bilmemdi.
Artık bilgisayar dergilerinde yazmıyorum ve bu kalitede giderlerse yazmayı da planlamıyorum. Dört ayda bir “Windows’u uçurun!!!”, üç ayda bir “101 Freeware yazılım” gibi konular işleyen ve sırf satmak için USB adaptörü gibi promosyonlara yönelen dergilerle işim olmaz.
Unutmadan, ki nasıl unuturum
2005 yılında Milliyet gazetesinin Akdeniz ekinde teknoloji sayfasını hazırlıyorum. Her hafta yayınlanıyor. Pazartesi günleri okuyabilirsiniz
Akdeniz deyince aklınıza sadece Antalya gelmesin. Adana’dan Afyon’a kadar bulabilirsiniz.
Başka?
24 saatlik günün 22 saatinde bilgisayar kullandığım da oldu ve “gözlüklü-göbekli bilgisayarcı” tanımına da kısmen uysam da ilgilendiğim başka şeyler de var.
İyi bir sinema severimdir. Konuşacak kadar sinema tarihi, dönemleri ve trendleri bilirim.
Şu an da olduğu gibi sürekli müzik dinlerim. Klasik, jazz, country ve rock tercihimdir. Aman sakın rock deyince Chuck Berry, The Rolling Stones, Beatles, Paul McCartney, Pink Floyd gibilerden bahsettiğimi unutmayın. Hip-Hop ve metal müzik gibi şeylerden hazzetmem. Gürültüyü sevmem.
Çok çalışan ve çabuk yorulan insanlara bir enstrüman çalmalarını öneririm. Yarım saat müzik yapmak tüm yorgunluğunuzu alır. Derdimi anlatacak kadar gitar ve piyano çalarım (Derdimi anlatacak kadar? Öeh). Çocukluğumdan beri vurmalı çalgılarla ilgilendiğim için onlarda iyiyimdir. Vurmalılar ile derdimi daha iyi anlatırım
Lisede de orkestramızda çalıyordum. Akdeniz bölgesinde üçüncü olmuştuk.
“Uykum gelene kadar kitap okuyorum” diyenlerden nefret ederim. Bir kitapla iş ciddiyetiyle ilgilenirim. Yakın tarihi anlatan eserler ve macera romanlarını severim (macera he mi? he).
Şimdilik aklıma gelenler bu kadar. İyi okumalar